» Hamilelikte Yenmemesi Gereken Gıdalar Hangileridir ?



Hamilelik döneminde, özellikle beslenme konusundaki küçük ayrıntılar, anne adayı ve bebek sağlığı açısından risk yaratabiliyor Uzmanlar; anne adaylarını az pişmiş yumurtadan, deniz ürünlerine kadar pek çok besinden uzak durmaları için uyarıyor. Anne adayları bebeklerini korumak amacıyla hamilelikte nelerin zararlı olup olmadığını bilmek isterler. Hamileyken kendi sağlığınıza dikkat etmek, bebeğinizi de korumanın en iyi yoludur. Hamilelik boyunca neler yiyebileceğiniz ve yiyemeyeceğiniz konusunda kendinizi çok sıkmayın. Başlangıçta size kocaman görünen 'hamilelikteki yasaklar listesi' aslında düşündüğünüz kadar korkutucu değildir. Pek çok yasak besinin zarar verme riski düşüktür ama siz yine de emniyetli olan yolu seçmelisiniz. İşte, hamilelikte beslenme konusunda dikkat etmeniz gerekenler... Küflü ve pastörize edilmemiş sütten yapılan peynirler: Küflü ve pastörize edilmemiş sütten yapılan peynirler güvenilir değildir. Pastörize edilmemiş yumuşak peynirlerde; erken doğum, düşük ve doğum kusurlarına yol açan listeria (tehlikeli bir bakteri cinsi) bulunur. Pastörize sütten yapılmış her tür beyaz peynir, kaşar peyniri ya da diğer tür peynirler rahatlıkla yenebilir. Peynir iyi bir kalsiyum kaynağı olduğundan, hamileler için gereklidir. Bebeğinizin kemik ve diş gelişimine faydası olur. Yumurta: Az pişmiş yumurta ve pişmemiş yumurta içeren mayonez gibi yiyecekler hamileyken tüketilmemeli. Çiğ ve az pişmiş yumurta, şiddetli besin zehirlenmesine neden olan salmonella'nın kaynağı olabilir. İyi pişmiş ya da katılaşana kadar kaynamış yumurtanın bir zararı olmaz. Güvenilir, mümkünse markalı yumurtalar alın ve iyice pişirdikten sonra yiyin. Az pişmiş ya da çiğ et: &Cced...

Devamını Oku

» Çocuklarda Parazit Rahatsızlıkları Nelerdir ?



Çocuklarda sıklıkla enfeksiyon yapan parazitler amip ve Giardia gibi tek hücreli canlılar, şeritler, kıl kurdu ve Ascaris gibi solucanlardır.   Amip Amip, kirli yiyecek ve sularla, ayrıca kişiden kişiye temasla bulaşır. Dizanteri denen kanlı ishal ve ateş tablosu yapar. Tedavi edilmezse belirtiler günler ya da haftalarca sürebilir, yineleyebilir. Hastaların %25’inde bağırsaklarda ülserler oluşur. Bu ülserler barsak delinmesine kadar ilerleyebilir. Çocuklarda kanlı ishal her zaman doktor tarafından değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Giardia Giardia, kirli yiyecek ve içeceklerle alınan, ince bağırsağa yerleşen bir parazittir. Hiç bulgu vermeyeceği gibi, aniden başlayan sulu, kötü kokulu dışkı, gaz, karın şişliği ile ortaya çıkabilir. Bazen aylarca süren karın ağrısı, gaz, bulantı gibi yakınmalara yol açabilir. Çocuklarda gelişme geriliği yapabilir. Kıl Kurdu Kıl kurdu, her sosyo-ekonomik düzeyde görülebilir. Özellikle çocukları etkiler. Kıl kurdunun yumurtaları kirli ellerle bulaşır. Vücutta yumurtalar açılıp olgun kıl kurdu haline dönüşür. Dışkıyla anüsten çıkan ince beyaz kurtlar anne tarafından fark edilebilir. En belirgin bulgusu anüste özellikle geceleri artan kaşıntıdır. Kaşıma sırasında da ellere bulaşan yumurtalar kişi tarafından yeniden ağızdan alınırsa enfeksiyon döngüsü sağlanmış olur. Çocuklarda ayrıca diş gıcırdatma, ağızdan salya akması gibi bulguları da vardır. Tedavisi için ilaca ek olarak çamaşırların ve çarşafların kaynatılması ve kızgın ütü ile ütülenmesi gerekir. Ailenin tüm bireylerine de bulgu olmasa bile tedavi verilmesi enfeksiyonun yeniden bulaşmasını önler. Ascaris Ascaris, yumurtaların yiyecek ve içeceklerle alınması ile bulaşıp insa...

Devamını Oku

» Bebeklerde Karın Ağrısı neden Olur ?



Çocuklarda sık görülen rahatsızlıklardan biride karın ağrısıdır. Üç yaşın altında ender görülsede karın ağrısının sebebi apandisit olabilir. Karın ağrısı saatlerce sürüyorsa ciddiye alınmalıdır. Bebeklerde ve emekleme çağındaki çocuklarda 15-20 dakikada bir gelip geçen şiddetli karın ağrısının sebebi bağırsak tıkanması olabilir. Çocuğunuzun karnı ağrıdığında çığlık atıyor ve rengi soluyorsa Koyu kırmızı ya da katran renginde dışkılıyorsa Yüksek ateşi varsa Sık sık karnı ağrıyorsa doktorunuzu arayın. Ateşini ölçün . Yüksekse , karın ağrısı şiddetliyse ve ağrı göbeğinin çevresindeyse apandisit olabilir. Apandisit olduğunu düşünüyorsanız yiyecek ya da içecek vermeyin. Doktora başvurun. Düşünmüyorsanız termofara ılık su koyup, havluyla sarıp karnının üstüne koyun. KABIZLIK Çocuğunuz kabız olduğunda kakasını daha sert ve seyrek yapar. Kısa bir süre için çocuğunuz kabız olursa kaygılanmayın. Bunun bir zararı yoktur. Müshil vermeyin. biberonuna şeker katmayın. Özellikle sıcak havalarda çocuğa bol bol su verin. Çocuğun lifli besinler tüketmesini sağlayın. Çocuğunuz kakasını yaparken ağlıyor yada acı çekiyorsa Bezinde ya da iç çamaşırında kan lekesi varsa Üç günden uzun bir süre kabızlık çekiyorsa doktorunuzu arayın. İSHALİ Çocuğun Beslenmesi Çocuğunuz Altı Aydan Küçük ve Henüz Ek Gıda Almıyorsa Emzirmeyi sıklaştırın. Her kaka yapışta çaydanlığın altındaki kaynamış ve soğumuş sudan olabildiği kadar çok içirin. Çocuğunuz Ek Gıda Alıyorsa Çocuğunuzu yemeye teşvik edin ve ona, günde en az 6 kez yiyecek sunun. Kısa aralıklarla enerji ve proteind...

Devamını Oku

» Bebeklerde İştahsızlık Nasıl Önlenir ?



İştah, bir yemeğin zevkle, neşeyle  ve arzu edilerek yenmesidir. Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın var olup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle-grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları gibi bir rahatsızlık çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde  yiyecek verirken çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur. Hastalık sırasında çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir yararı yoktur. İştahla ilgili olarak ebeveynlerin bilmeleri gereken en önemli şey çocukların bireysel farklılıklar gösterdikleridir. Bu nedenle de başka çocuklara bakarak, onların yemek yeme davranışı ile kendi çocuğunuzun  yemek yemesini kıyaslamak, çocuğunuzun daha az yediğini düşünmenize neden olabilir. Neler Yapılabilir? Bazı çocukların iştahlı bazı çocukların iştahsız olmaları pek çok nedene bağlı olabilir. Çocuğu iştahlı ya da iştahsız yapan faktörlerin başında onların iç dünyalarında yaşadıkları büyük önem taşır. Çocuğun bilinçaltına yerleşmiş bir endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi bir duygu onun iştahını kesebilir. Bu nedenle iştahsız bir çocuk için öncelikle organik bir rahatsızlığının olup olmadığı araştırılırken diğer yandan ruhsal çatışmalarının olup olmadığı, duygusal bir sorunun bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. Bu arada çocukların iyi gıda alamadıkları için problemli olabileceklerinin yanısıra problemli oldukları için de iştahsız o...

Devamını Oku

» Bebeklerde Bademcik İltihabında Neler Yapılmalı ?



Hemen herkes bademciklerin ne olduğunu bilir. Ancak, bademciklerin vücuttaki görevlerini ve bazen niçin alınmaları gerektiği konusunda herkesin kesin bilgisi yoktur. Bademcik ameliyatıyla ilgili bazı bilgilerin öğrenilmesi, ebeveynlerin ve çocuğun korkularınının giderilmesine yardımcı olur. Bademcikler ve bademcik ameliyatı ile ilgili daha fazla bilgi için aşağıdaki sorular üzerine tıklayınız: Bademcik (tonsil) nedir? Bademcikler, boğazımızın her iki yanında bulunan yapılardır. Bademcikler, boğaza giren bakteri ve virüs cinsi mikropları yakalarlar ve vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı maddeler olan antikorları üretirler. Bademcikleri, çocuğunuzun boğazına bir fenerle bakarak görebilirsiniz. Bademcik iltihabı (tonsillit), bademciklerin mikroplarla karşılaşması ve şişmesi sonucunda gelişir. Eğer çocuğunuzda sürekli veya sık tekrarlayan bademcik iltihabı varsa, doktorunuz bademciklerin alınmasını önerebilir. Çocuklar bademcikleri alındıktan sonra daha sık hastalanmazlar; çünkü, vücutta bademcik gibi görev yapan başka dokular mikroplarla savaşan maddeleri yeterince üretebilirler. Bademcik iltihabının (tonsillit) belirtileri nelerdir? Çocuğunuzda bademcik iltihabının aşağıdaki belirtilerinden biri veya birkaçı bulunabilir : boğaz ağrısı yutkunma sırasında ağrı veya rahatsızlık hissi kötü ağız kokusu ateş sesinde çatallanma boyundaki lenf bezlerinde şişme Eğer çocuğunuzun boğazına bakarsanız, bademciklerin kızarmış ve şişmiş olduklarını görebilirsiniz. Bazen de, bademciklerin üzeri beyaz veya sarı renkli bir maddeyle kaplanmış gibi olabilir. Çocuğunuzun bademciklerinin iltihaplı olup olmadıklarını anlamayabilirsiniz; eğer bademcik iltihabından şüpheleniyorsanız doktorunuza başvurunuz. Bademcik iltihabının tedavisi / Ameliyat ne zaman gere...

Devamını Oku

» Bebek Neden Ağlar ?



Bebeğinizin neden ağladığını anlamak hiçde kolay değildir.ama sık rastlanan belli başlı nedenler vardır. Bulunduğu ortam soğuk ya da çok sıcak olmamalı,bebek odasının sıcaklığı 20-21 derece olmalıdır. Ensesine elinizi koyduğunuzda nem y ada sıcaklık hissederseniz ,kıyafetlerinin bir bölümünü  çıkararak serinletin.aniden parlayan ışıklarda bebeği rahatsız edebilir.Işık düzenini kontrol edin.   Bir diğer neden ise KOLİKTİR. Bebeğinizi ağlamasının sebebi hasta oluşuda olabilir.Normalden farklı ağlar. Bebeğiniz ağlama sebebi açlık değilse ve ayaklarını daha çok yukarıya doğru çekerek ağlıyorsa buna gaz sancıları sebep olabilir.Bebeklerin çok sık ve düzensiz beslenmeleri gaz sancılarını arttırabilir.Şekerli su verilmesi, emziklerin bala veya pekmeze batırılması, çok erken ek besinlere başlanması, meyve ve meyve sularının gereğinden fazla verilmesi, yeterince olgunlaşmamış meyvelerde gaz sancılarını arttırır. Bebeğin kundaklanarak veya sarılarak hareket kabiliyetinin kısıtlanması, altının uzun süre ıslak bırakılması,uzun süre ağzı açık kalmış şuruplar, açıkta kalan yiyecekler (özellikle süt ve sütlü olanlar) da basit mikrobik kontaminasyonlar sonucu gaz sancısına neden olabilir Böyle durumlarda; Bebek sürekli aynı pozisyonda yatırılmamalı, yan olarak veya yüz üstü (yanlız bırakmamak kaydıyla) yatırılmalıdır.Karnına ve ayaklarına hafif sıcak havlu veya termofor koymak, hafif karın masajları yapmak,her beslenmeden sonra enaz 2 kere gark edinceye kadar gazını çıkartmak (bebek omuza doğru yatırılıp, hafif hafif sırtı ovalanır)Bebeği okşayarak rahatlatmak , rezene ve papatya çayları vermek,rahat hareket edebileceği gibi giydirmek,gereğinden fazla beslememek, temizlik kurallarına dikkat etmek çözüm olabilir. ...

Devamını Oku

» Kolik Nedir Tedavisi Nasıl Olmalıdır ?



Kolik günün belirli bir saatinde ortaya çıkar. Bebeğiniz sürekli ağlıyabilir ve siz susturamazsınız. 3 haftalıkkken başlayarak 12 ve ya 14. haftaya kadar sürebilir. Kolik saatlerce sürebilir. Bebeğe zarar vermez. Nedeni bilinmemekle birlikte bazı teoriler oluşturulmuştur: 1.Gıda allerjisi/intoleransı:Birçok emziren anne bebeklerinde koliğe sebep olabilecek gıdaları yedikleri ile aldıklarına inanmaktadırlar. İnek sütünde bulunan antijenler anne sütünde de bulunabilmektedir. İnek sütü proteinine karşı bir kez duyarlılaşan bebek ( placenta yolu ile, anne sütü ile veya hastanede iken verilen formul mamalarla olabilir) anne sütünü aldığında inek sütü proteinine karşı allerjik reaksiyon gösterir. Yapılan çift kör araştırmalarda ısrarcı karın ağrılarının 3 te birinde sebebin gıda allerjisi olduğunu göstermiştir. Yapılan bir başka çalışma ise annenin yediği besinlerle bebeğinde görülen kolik arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Özellikle annenin yediği lahana, karnıbahar, brokoli gibi sebzeler, inek sütü, çukulata ve soğanın bebekte kolik oluşturma olasılığı yüksektir. Hamilelik esnasında sigara ve cafein tüketimi de anne sütünün kalitesini bozmaktadır. 2.Anormal peristaltizm veya çok fazla gaz: Uzun süre aç kalmış ve laktoz içeren mama ile beslenen infantil kolikli bebeklerin nefeslerinde koliği olmayan bebeklere nazaran daha yüksek oranlarda hidrojen gazına rastlanmıştır. Ancak laktozsuz mama ile beslenme de herhangi bir olumlu değişiklik yaratmamıştır. Anne sütü ve inek sütü içerdikleri oligosakkaridlerle immunolojik fonksiyonu yerine getirirler ancak nefeste bulunan hidrojeni de arttırırlar. 3.Artmış hassasiyet: Bu aylarda bebeklerin sinir sistemleri henüz gelişmemiştir ve uyarı...

Devamını Oku

» Prematüre Bebeklerin Beslenmesi Nasıl Olmalı ?



38. gebelik haftasından (37 hafta + 6 gün) erken dünyaya gelen bebeklere prematüre bebek denir. Gebelik süresini (38 - 40 hafta ) tamamlamış olduğu halde doğum ağırlığı 2500 gr altında doğan bebeklere düşük doğum ağırlıklı bebek, doğum ağırlığı 1500 gr altındaki bebeklere de çok düşük doğum ağırlıklı bebek denir. Sindirim ve emilim işlemlerinin başlayabilmesi için prematüre bebeğin emme ve yutma fonksiyonlarını yerine getirebilmesi gereklidir. İlk yutma hareketleri intrauterin 12-16. haftalarda amniotik sıvının yutulması ile başlar. 32. haftadan önce doğan bebeklerde emme hareketleri azdır ve hiç yutma hareketi olmayabilir. Zamanında doğan bebeklerde emme-yutma hareketlerinin olgunlaşması doğumdan sonraki 1-2 gün içinde olurken, özellikle 2000 gramın altındaki pretermlerde günler, haftalar gerekebilir. Genel olarak hafif ve orta derecede prematüre bebeklerin beslenmelerinde anne sütünün yeterli olduğu kabul edilmektedir. Buna karşın 32-33 haftalıktan küçük ve vücut ağırlıkları 1500 gr altında olan bebeklerin beslenmelerinde anne sütünün yeterliliği konusunda tartışmalar vardır. Prematüre doğum yapan annenin sütünü zenginleştirmek için kullanılan bileşimler ticari olarak bulunmaktadır. Prematüre beslenmesinde anne sütü kullanılacaksa en iyisi kendi anne sütünün kullanılmasıdır. Anne sütü yokluğu veya yetersizliğinde kullanılmak üzere birçok özel mama geliştirilmiştir. Bu mamalar sindirim sistemi ve metabolik fonksiyonları olgunlaşmamış bebeklerin spesifik besin gereksinimleri göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Ancak bu mamalar önerilere uygun hazırlanmalı ve kullanılmalıdır.. Ancak anne sütünde bulunan bazı üstün özellikler hazır mamalarda yoktur.   ...

Devamını Oku

» İshalli Bebeğin Beslenmesi Nasıl Olmalı ?



Çocuğunuz Altı Aydan Küçük ve Henüz Ek Gıda Almıyorsa  Emzirmeyi sıklaştırın.  Her kaka yapışta çaydanlığın altındaki kaynamış ve soğumuş sudan olabildiği kadar çok içirin. Çocuğunuz Ek Gıda Alıyorsa  Çocuğunuzu yemeye teşvik edin ve ona, günde en az 6 kez yiyecek sunun.  Kısa aralıklarla enerji ve proteinden zengin, yumuşak, taze hazırlanmış, püre şeklindeki yiyeceklerden (beyaz peynir, haşlanmış yumurta, patates, yoğurt, yoğurt ile yapılmış az yağlı pirinç çorbası, tarhana çorbası, pirinç lapası, haşlanmış et, ızgara köfte, az yağlı pirinç pilavı, makarna gibi) verin.  Potasyumdan zengin besin olarak muz püresi veya taze sıkılmış meyve suları içirin.  Şekerli ve yağlı yiyecekler ishali artırır. Çocuklara böyle gıdalar (çikolata, bisküvi, gofret, kuruyemiş, pastalar, meşrubatlar, yağ, bol, reçel, pekmez) vermeyin.  Hazır meyve suları ve kolalı içeceklerin ishalli çocuğunuza hiçbir yararı yoktur. Çocuğunuzu İshalden Korumak İçin  Ona ilk altı ay sadece anne sütü verin.  Dokuz aylık olunca kızamık aşısını yaptırın.  Çocuğunuza yiyecek hazırlamadan ve beslemeden önce, çocuğunuzun altını değiştirdikten sonra, kendiniz tuvaletten çıktıktan sonra mutlaka ellerinizi yıkayın. Ellerinizi yıkarken sabunu elinizde dört defa çevirmeniz yeterli olacaktır.  İshal olma riskini azaltmak için çocuğunuzu beslerken biberon kullanmayın. Bebeğinizin yiyeceklerini kolay temizlenen cam veya porselen kaplarda hazırlayın ve kaşık ile yedirin.  Temizliğinden emin olmadığınız yiyecek ve içecekleri asla kullanmayın.  Çiğ sebze ve meyveleri temiz su ile yıkamadan yedirmeyin.  Yiyecekleri ağzı kapalı olarak buzdo...

Devamını Oku

» Çocuklarda İştahsızlık Nedenleri Nedir ?



İştah, bir yemeğin zevkle, neşeyle  ve arzu edilerek yenmesidir. Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın var olup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle-grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları gibi bir rahatsızlık çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde  yiyecek verirken çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur. Hastalık sırasında çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir yararı yoktur. İştahla ilgili olarak ebeveynlerin bilmeleri gereken en önemli şey çocukların bireysel farklılıklar gösterdikleridir. Bu nedenle de başka çocuklara bakarak, onların yemek yeme davranışı ile kendi çocuğunuzun  yemek yemesini kıyaslamak, çocuğunuzun daha az yediğini düşünmenize neden olabilir. Neler Yapılabilir? Bazı çocukların iştahlı bazı çocukların iştahsız olmaları pek çok nedene bağlı olabilir. Çocuğu iştahlı ya da iştahsız yapan faktörlerin başında onların iç dünyalarında yaşadıkları büyük önem taşır. Çocuğun bilinçaltına yerleşmiş bir endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi bir duygu onun iştahını kesebilir. Bu nedenle iştahsız bir çocuk için öncelikle organik bir rahatsızlığının olup olmadığı araştırılırken diğer yandan ruhsal çatışmalarının olup olmadığı, duygusal bir sorunun bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. Bu arada çocukların iyi gıda alamadıkları için problemli olabileceklerinin yanısıra problemli oldukları için de iştahsız o...

Devamını Oku

» Katı Gıdalara Erken ya da Geç Başlamanın Zararları Nelerdir ?



Erken başlanılırsa ishal ve alerjik hastalıklar artabilir. Annenin sütü azalabilir. Zayıflık ve aşırı beslenme gibi sonuçlar olabilir. Geç başlanılırsa büyüme geriliği,bağışıklıkta azalma ,ishal,vitamin eksikliği görülebilir. Bebeğinizi katı besinlerle tanıştırmak için en uygun zaman 3 ile 6 ay arasıdır. Bu dönemde günlük öğün sayısını artırmanız gerekir. Yeni besinlere başlarken çok çeşitler sunmamaya dikkat etmelisiniz. Bebeğe vereceğiniz en uygun yiyecekler tabiiki sizin hazırladığınız taze yiyeceklerdir. Yemeklerin kuru olmamasına kolay yutulabilmesine,ılık olmasına dikkat etmelisiniz. Püre yaptığınız yiyecekleri biraz kaynatılmış su ya da anne sütü ile yumuşatabilirsiniz.Yiyeceklerin bebeğe dokunup dokunmadığını çok iyi takip etmelisiniz. Çünkü bebek alışık olmadığından bu aylarda kabızlık ya da ishal daha çok olabilir. Ayrıca tuz ve baharat kullanmamalısınız.  

Devamını Oku

» Bebeğin Emzirilmesinin Önemi Nedir ?



Emzirmenin anne için yararları : Ucuzdur,hazırlama sorunu gerektirmez. Anne ve bebeği arasındaki duygusal bağı güçlendirerek sevgi dolu bir ilişkiyi kolaylaştırır. Kontraseptif etkisi vardır. Annenin sağlığını korur. Göğüs kanseri Over kanseri Osteoporozis Anemi (uterusun eski haline dönmesine yardımcı olur,anneyi aşırı kan kaybından korur) mzirme anne ile bebek arasında güçlü bir bağ sağlar.Emzirme bebeğin duygusal gereksinimlerini karşılar.Anne sütü türe özgü bir salgıdır ve başka hiçbir besin maddesi anne sütünün bebeğe sağladığı yararları sağlayamaz.   Emzirmemek annede meme kanseri riskini arttırır. Yapılan çalışmalarda emzirmenin meme kanseri riskini azalttığı saptanmıştır. En az 24 ay emzirenlerde bu azalma %25 olmaktadır. Emzirmeye genç yaşlarda başlayanlarda bu azalma daha fazla olmaktadır.Bebekliklerinde anne sütü yerine mama ile beslenen kız çocukların ileriki yaşamlarında meme kanserine yakalanma riski anne sütü alanlara göre %25 artmaktadır.Yapılan araştırmalarda bebekliklerinde anne sütü ile beslenen gençlerin mama ile beslenenlere göre zeka düzeylerinin daha yüksek olduğu ve okulda daha çok başarı gösterdikleri saptanmıştır.   Anne sütünün sindirilmesi daha kolaydır. Bebekler annelerinin sütünü diğer memeli hayvanların sütüne göre daha rahat sindirebilirler. Bunun muhtemel nedeni anne sütünün içerdiği türe özgü bir enzimdir. İnek sütünde daha fazla protein olmasına karşın sindirimi daha zordur ve bebekler bütün bu proteinleri kullanamazlar. Emzirme doğum sonrası annenin rahminin küçülmesini kolaylaştırır. Emzirmeyen annelerin rah...

Devamını Oku

» Yeneidoğan Bebek Bakımı Nasıl Olmalı ?



Göbek Bakımı Göbek bakımı günde en az 3 defa yapılmalıdır. Göbek kordonu idrar ya da kaka ile kirlendiğinde daha sık bakım yapılabilir. Göbek bakımı, kordonunun her tarafını göbeğin dip yuvarlak kısmından göbek kordonunun ucundaki mandala doğru %70 ‘lik alkol damlatarak yapılmalı,alkolün cilde temas etmemesi için steril kare gaz kullanılmalıdır.Daha sonra göbek kordonu steril kare gazla kurulayıp, bebek bezinin dışında kalacak şekilde bırakılır. Göbek düşene kadar banyo yaptırılmamalıdır.Silme tarzında banyo yaptırılabilir.Göbek kordonu düşene kadar etrafı kuru tutulmalıdır. Göbek kordonu 10-15 gün içinde düşecektir,göbek düştükten sonrada iki gün daha %70’lik alkol ile bakım yapılmaya devam edilir. Göbekte akıntı,kızarıklık,kötü koku,ateş ve kanama gibi durumlarla karşılaşılır ise doktorunuzla görüşmeniz gerekir. Banyosu Göbek düşene kadar banyo yaptırılmamalıdır.Silme tarzında banyo yaptırılabilir. Banyosunu ,göbeği düştükten iki gün sonra yaptırabilirsiniz. Suyun sıcaklığının 36.5-37 derece,oda sıcaklığının 22-26 derece olması uygun olur. Banyo öncesi mutlaka hazırlığınızı yaptıktan sonra banyo işlemine başlayın çünkü bebekler çıplakken kendilerini güvende hissetmezler ve çok huzursuz olurlar. Bebek Giydirilmesi Kıyafetlerini seçerken;pamuklu,yumuşak,az dikişli olmasına özen gösterin. İlk aylarda ,iç giyim için body, dış giyim için tulum tercih edilmelidir. Giysiler bebeğin hareketlerini kısıtlamayacak bollukta olmalıdır.Bebekler baş,el ve ayaklarından çok çabuk üşeyeceklerinden şapka, eldiven ve çorap mutlaka giydirilmelidir. Göz Bakımı Bebeğinizin gözünde akıntı,çapak oluşmuşsa,steril gazlı bezi kaynamış ılık suda ...

Devamını Oku

» Anne Sütü ve Emzirmenin Önemi Nedir ?



Emzirme son derecede sağlıklı ve doğal bir yöntemdir. Her memeli canlı gibi insanlarda yavrusunu oğumdan hemen sonra emzirmelidir. Emzirmeye, doğum şekli normal veya sezaryen olsun, mümkün olduğunca doğumdan hemen sonra aşlanmalıdır. Çünkü saatler süren doğum eylemi sonrası dünyaya gelen bebek yorgundur ve acıkmıştır. Emzirmenin diğer yararları ise şunlardır: Doğumdan hemen sonra emzirmeye başlama ile annede doğum sonrası kanamalar da azalacaktır. Her gebe kadının vücudunda, hamilelik süresinde bebeğini emzirebilmesi için gerekli değişimler olmaktadır. Bu yüzden her anne emzirme yeteneğine sahiptir. Önemli olan bu yeteneğini uygun şekilde kullanabilmektir. Loğusalık döneminde sütün bol bir şekilde gelmesi için annenin yapması gereken iki konu vardır: Bebeğini sık sık emzirmek ve bol miktarda sıvı tüketmek.. Sütün bol ve uzun süreli gelebilmesi için bebek her istedikçe ve de sık sık emzirilmelidir. Emzirmede her iki göğüs birden kullanılmalıdır. Daima bir önceki emzirmede kullanılan son göğüsten başlanmalıdır. Emzirmede en rahat pozisyon seçilmeli ve bebeğin başı ve gövdesi tam olarak anneye dönük olmalıdır. Emzirme meme başından değil, meme başı çevresindeki koyu renkli kısmı kaplayacak şekilde yaptırılmalıdır. Göğüs temizliğinde sık sık sabun kullanılmasından kaçınılmalıdır. Bebekler doğduklarında hayatlarının ilk 4 gününde kendilerine yetecek kadar vücutlarında yedek su ile birlikte doğarlar. Bu nedenle anne sütü bollaşana kadar dışardan su veya diğer içeceklerin verilmesine gerek yoktur. Anne sütü, bebeklerin normal büyümesini ve gelişimini sağlayacak en ideal yapıdadır. Hiçbir yiyecek veya içecek anne sütünün yerini tutm...

Devamını Oku

» Doğum Sonrası Depresyon Neden Olur ?



Doğum sonrası depresyonu nedir? Doğum sonrası depresyonu (kısaca DSD) doğum yaptıktan sonra oluşan bir depresyondur. Depresyon bazen hamilelik sırasında başlar, ancak doğum sonrası depresyonu olarak adlandırılabilmesi için, doğumdan sonra da devam etmesi gerekir. Doğum sonrası depresyonu çok yaygındır ve doğum yapan her yüz kadından 10-15’inin buna maruz kaldığı bilinen bir gerçektir. Birçok kadın bu konudaki duygu ve düşüncelerini başkaları ile paylaşmadığından dolayı, gerçek rakam aslında bundan daha fazla da olabilir. Doğum sonrası depresyonu ”normal” depresyondan ne açıdan farklıdır? DSD’nun belirtileri her depresyonla aynıdır. Bunlar, kendini kötü hissetme ve genelde günlük hayatta olan şeylere karşı isteksizliktir. Tek farklılık, bu belirtilerin doğumdan sonraki ilk üç ay içinde ortaya çıkmasıdır. Bazan, daha sonra başlayan bir doğum sonrası depresyonu yaşamak mümkündür, ancak belirtiler doğumdan bir yıl kadar sonra görülürse, buna büyük bir olasılıkla doğum sonrası depresyonu diyemeyiz. DSD ”normal” depresyona çok benzediği için yayınladığımız, ”Depresyon: kendi kendine yardım rehberi” ve ”Depresyon, bilgi kitapcığı” kitapcıklarını yararlı bulabilirsiniz. Bu kitapcıklara ulaşmak için, aile doktorunuza veya terapistinize danışın. Bu konudaki iyi haber, her türlü depresyon gibi doğum sonrası depresyonu da tedaviye olumlu tepki gösterir ve kadınların birçoğu tamamen düzelir. Kadınların karşılaşabileceği başka doğum sonrası sorunları nelerdir? Doğum sonrasında kadınların karşılaşabileceği, gerginlik yaratacak, iki duygusal durum vardır. Bebek stresi Bu çok sık rastlanan bir durumdur ve buna ”bebek stresi” adı verilir. Bu hafif bir de...

Devamını Oku

» Doğum Sonrası Beslenme Nasıl Olmalı ?



Yeni doğum yapan annelerin ilk sorunu,doğumda aldıkları kilodan nasıl kurtulacaklarıdır.Doğum sırasında alınan fazla kilolardan kurtulmak için beslenmede hata yapılması hem anne için,hemde bebek için zararlı olabiliyor. Doktorunuza başvurmadan ilaç almamalısınız. Bunlar sütünüze geçebilir veya sütünüzün azalmasına neden olabilir. • Doğumdan sonra emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5-3 litre sıvı almaya özen gösteriniz. Hazır meyve suları ve asitli içecekler yerine, az şekerli komposto suyu ve taze sıkılmış meye sularını tercih ediniz. • Hamilelikle birlikte aldığınız fazla kilolardan kurtulmak için ayda 1-2 kilodan fazla vermemelisiniz. • Canınız tatlı yemek istediği zaman sütlü tatlıları tercih ediniz. Böylece hem kilo kontrolü açısından hem de kalsiyum alımı açısından iyi bir tercih yapmış olursunuz. • Şekerli gıdalarda şeker yerine pekmezi tercih ederek kansızlığa karşı önlem almış olacaksınız. • Bazı besinlerdeki gaz yapıcı öğeler sütünüze geçebilir bu da bebeğinizin rahatsız olmasına neden olabilir. Bu besinleri tüketirken dikkati olunuz. Bu besinler arasında; süt, yoğurt, karnıbahar, brokoli, lahana yer almaktadır. Yalnız unutulmamalıdır ki gaz yapacak besinler kişiden kişiye değişklik gösterebilmektedir. • Kansızlığa neden olabileceği için yemekler ile birlikte çay tüketmemeye dikkat ediniz. Yemek yedikten 1-2 saat sonra açık ve limonlu olarak tüketebilirisiniz. • Kaynaklarda tatlandırıcı kullanmanın bir sakıncası olmadığı söylense bile anne sütü verdiğiniz süre içerisinde tatlandırıcı ve tatlandırıcı ile yapılmış ürünlerden uzak durmaya özen gösteriniz. • Anne sütüne geçtiği için bebeği etkileyec...

Devamını Oku

» Lohusalık Döneminde Neler Yapılmalı ?



Doğumdan sonraki 6 haftalık (42 gün) döneme lohusalık dönemi denir. Bu dönemde, vücut tekrar gebelik öncesi haline döner. Tromboflebit (Toplardamar İltihabı) Toplardamarların pıhtı ile tıkanmasıdır. Özellikle bacaklarda çoğu kez kramp, şişme, kızarma, hafif ateş ve hassasiyet görülür. Bu durumda: Mutlaka doktor gözetimine girin. Doğumdan sonra erken hareket edin, fakat 6 hafta ağır işler yapmayın. Ağrılı bacağı yastıklarla yükselterek istirahate alın. Ağrılı bölgeye sıcak havlu ile pansuman yapın. Kabızlık Lohusalıkta karın ve boşaltım kaslarının aşırı gerilip esnekliğini kaybetmesi sonucu kabızlık oluşur. Bol sıvı alın. Bol sebze, meyve, kepekli ekmek, kuru erik ve kayısı yiyin. Yeterince hareket ederek, bağırsaklarınızın çalışmasını sağlayın. Her gün aynı saatte tuvalete çıkma alışkanlığı edinin. Eğer ayağa kalkamıyorsanız yattığınız yerde kol ve bacaklarınızı hareket ettirin, sık sık pozisyon değiştirin. Lohusalık Humması Doğum kanalının iltihaplanmasıdır. Doğumdan 24 saat sonra yüksek ateş, karnın alt kısmında ağn ve hasasiyet, başağrısı ve kokulu akıntı gibi belirtiler verir. Bu durum ciddidir, görüldüğünde hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Dış Üreme Organlarının Temizliği (perine bakımı) Lohusalık döneminde dış üreme organlarının bakımı şarttır. Doğum sonrası dış üreme organlarını kuru ve temiz tutun. Tuvaletten önce ellerinizi mutlaka yıkayın. Her tuvalete gittiğinizde antiseptik solüsyon kullanın. Tuvalet temizliğini, mikrop bulaşmasını önlemek için üreme organlarından makata doğru yapın. Her tuvaletten sonra ellerinizi mutlaka yıkayın. Eğer pamuk kullanıyorsanız gazlı beze sarın ve mümkünse hazır pet kullanın. Doğan Bebeğiniz İçin Neler Yapabilirsiniz? Dünyaya g&ou...

Devamını Oku

» Normal Doğum Mu? Sezeryan Doğum Mu ? Yapılmalı



İşte, anne adaylarının karar vermekte, hekimlerinse cevaplandırmakta zorlandığı bir konu. Özellikle son yıllarda anestezi ve cerrahi tekniklerindeki gelişmeler sezeryan doğumu bir altenatif haline getirmiştir. Her iki yöntemin de birbirine göre bazı avantaj ve dezavantajları vardır. Bunları dikkate alarak yapacağınız değerlendirmede, hangisi size daha uygun geliyorsa, o yönde karar vermenizi tavsiye ederim. Şimdi her iki yöntemin avantaj-dezavantajlarını ortaya koyalım: NORMAL DOĞUM Avantajları: • Doğal olan doğum şekli budur. • İlk doğumlarda biraz zorluk çekilmesine karşın, sonraki doğumlar çok daha kolay olmaktadır. • Doğum sonrasında çok daha kısa sürede toparlar, bebeğinizle ve kendinizle daha rahat ilgilenebilirsiniz. • Anestezi almanız gerekmez. • Hastanede kalış süreniz daha kısadır. • Sezeryana göre daha ekonomiktir. Dezavantajları: • Zamanını tam olarak kestiremezsiniz. Yaklaşık bir aylık bir dönem içinde herhangi bir zamanda doğum olabilir. • %10-15 ihtimalle, sancılar esnasında bebeğin sıkıntıya girmesi ya da doğumun ilerlememesi gibi bazı nedenlerle, normal doğumdan sezeryana dönülmesi gerekebilir. • Özellikle zor, iri ve çok doğum yapan kadınlarda genital organlardaki sarkmadan dolayı, sonraki yıllarda operasyon gerekebilir • Bebeğin doğumu esnasında yapılan epizyo kesisinden dolayı birkaç gün otururken ağrı ve rahatsızlık hissi olur. SEZARYEN Avantajları: • Doğum sancılarını hissetmezsiniz. • Nispeten daha stressiz doğum şeklidir, herşey kısa sürede biter. • Zamanını önceden belirlemek mümkündür. • Genital organlarda sarkma meydana gelmez. Dezavantajları: • Doğum sancılarını hissetmeseniz de, işlemden sonra bir mikt...

Devamını Oku

» Hamilelikte Kabızlık Neden Olur ?



Gebelikte kabızlık (konstipasyon) geçiş zamanının uzaması ve büyüyen uterusun basısı sonucu sık görülür. Hemoroid oluşumu da sıktır. Gebelik öncesi barsak alışkanlıkları normal olan gebeler yeterli miktarda sıvı alarak, diyetinde posalı yiyecekler alarak ve egzersizle konstipasyonu önleyebilir. Bol sıvı yanında posalı (lifli) gıdaların da tüketilmesi gebelikte sık görülen kabızlık şikayetlerini azaltır. Lifli gıdalar kepekli ekmek, yulaf ezmesi, barbunya, kepekli makarnalar, kayısı, kuru üzüm, bezelye, pırasa, esmer pirinç, ahududu ve kuruyemişte bol miktarda vardır. Ayrıca bolca kayısı, erik, incir kompostoları ve doğal meyve suları da içebilirsiniz. Sabah kahvaltısından önce aç karınla bir bardak ılık su içiniz. Tüm bunlara ek olarak yaptığınız egzersizi artırmanız da bu probleminizin azalmasına yardımcı olabilir. Özellikle açık havada yapılan bir saatlik yürüyüşler kendinizin ve gebeliğinizin sağlığı açısından önemlidir. Gerektiğinde doktorunuzun vereceği ilaçlar kullanılabilir. Ancak, her türlü ilaçta olduğu gibi doktora danışmadan herhangi bir kabızlık ilacı kullanmayınız.

Devamını Oku

» Tüp Bebek



Tüp bebek, doğal yolla veya diğer yöntemlerle hamilelik elde edilememiş çiftlere uygulanan ve Yardımla Üreme Teknikleri içinde yer alan bir tedavi yöntemidir. Tüp bebek tanımı içine IVF (In Vitro Fertilizasyon) ve ICSI (Mikroenjeksiyon) girmektedir. Tüp bebek, yumurta ve spermin vücut dışında laboratuvar ortamında birleştirilmesidir. Döllenme meydana gelirse, gelişen embriyo rahime transfer edilerek embriyonun rahim içine tutunması ve gelişimini sürdürmesi beklenir. Tüp bebek, değişik nedenlerden dolayı kısırlıkları olan çiftlerin tercih edebilecekleri uygun bir yöntemdir. Tüp bebek uygulamasının başladığı ilk yıllarda bu tedavi yöntemi öncelikle kadının üreme kanallarının zarar gördüğü, kapalı olduğu veya hiç olmadığı çiftlere uygulanıyordu. Ancak günümüzde tüp bebek endometriozis' e bağlı (karın içi kanamalar yapan bir kadın hastalığı), erkek nedenli, immünolojik nedenli ve nedeni teşhis edilemeyen kısırlık vakalarında uygulanan tedavi yönetimidir. Tüp Bebek Uygulamaları Hangi Durumlarda Yapılır? Rahim kanalları tıkalı olan kadınlarda Endometriozis nedeniyle karın içinde yaygın yapışıklıkları olan ve tedavi ile gebelik elde edilemeyen kadınlarda Sperm sayı ve kalitesinin ileri derecede bozuk olduğu durumlarda İmmünolojik İnfertilitede Bazı hormonal bozukluklarda Diğer tedavi yöntemleri ile gebelik elde edilememesi durumlarında Sebebi açıklanamayan İnfertilitede Kalıtsal bazı hastalıkların embriyo aşamasında teşhis edilerek sağlıklı bir bebek elde etmek amacıyla (preimplantasyon genetik tanı yöntemleri ile beraber) Tüp BebekTedavi Aşamaları Tüp Bebek İşlemi Aşamaları Nelerdir? İlk Görüşme ve Tedavi Planı Yumurtalıkların Uyarılması(0vulasyon indüksiyonu)...

Devamını Oku



Anne ve Bebek Üzerine Herşey

Sitemiz Yenileniyor


Tasarımımızla ilgili fikirler vermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.